Çocuğum hiç hayal kırıklığı yaşamasın, üzülmesin, sinirlenmesin! Peki bu mümkün mü?


İster çocuk olalım, ister bir yetişkin bunlara benzer olumsuz olarak adlandırdığımız duyguları hiç yaşamamak mümkün değil. O halde çocukları bu duygulardan tamamen uzak tutmaya çalışmak ya da ne kadar geç yaşarsa o kadar iyidir diye düşünmek doğru mudur? Aslında bu düşünce farkında olunmadan çocuğa yarardan çok zarar getirmektedir. Çünkü eğer bu tarz duyguları çocuk evde hiç deneyimlemediyse, evin dışındaki dünyaya çıktığında ilk kez bu duyguları yoğun olarak yaşadığında, çok daha yıkıcı olma olasılığı yüksek oluyor.


Birincisi daha önce yaşamadığı, tanıdık olmayan bir duygu ona çok daha fazla rahatsızlık verebilir. İkincisi ise bu duygu karşısında ne yapacağını, nasıl başa çıkacağını bilmiyor olacaktır. Dolayısıyla tüm bu duyguları ve bu duyguları ona hissettiren durumları çok daha ağır yaşayacaktır. Örneğin hiç üzülmesin diye, her istediği yapılan bir çocuk muhtemelen hayır kelimesini evinde duymaya pek alışık değildir. Okul hayatı başladığında ise okuldaki kurallar gereği bu çocuk birçok defa hayır kelimesi ile karşılaşacaktır. Çalıştığım bir okulda böyle bir çocuğun kendisine hayır dendiğinde, nasıl dehşete düştüğünü ve büyük bir acı çekiyormuş gibi ağladığına şahit olmuştum. Bu belki biraz uç bir örnek gibi gözükebilir ama anne babası ile konuştuğumda özellikle kardeşi olduktan sonra zaten kıskançlık yaşıyor bari çocuğu üzmeyelim diye daha da abartılı bir şekilde her istediğini yapmaya başlamışlar. Buradan baktığınızda son derece naif ve çocuğunu olumsuz duygulardan korumaya çalışan bir tavır gibi gözükse de, sonucu buralara kadar gelmiş bir durum yaratıyor.


İşin özünde aslında çocuğun olumsuz duygulardan koruma ihtiyacı var. Tabi ki her anne baba çocuğunun mutluluk, huzur, neşe gibi duygular yaşamasını tercih eder. Ama benim bahsettiğim olumsuz olan duygulardan da bu kadar korkmamamız. Hem kendi hayatımızda, hem de çocuğumuzun hayatında. Ara sırada olsa bu duyguları yaşamak, sandığımız kadar kötü bir şey değil. Örneğin bir çocuğa istediği bir oyuncağın o an alınmadığın düşünün. Çocuk eve gittiğinde bunun hayalini kurabilir, bir başkasına anlatabilir, o oyuncağı zihninde canlandırıp resmini çizebilir. Böylelikle oyuncağı hemen o an almadığınız için belki başlangıçta üzülen çocuğunuz sonrasında gelişimi için bir sürü faydalı şey yaşamış oluyor. Hayal gücünü kullanıyor, bunu resme dökerek yaratıcılığını, zihninde canlandırma becerilerini geliştiriyor. Aynı zamanda isteklerini gerektiğinde erteleyebilmeyi, istediği bir şeyin olması için bazen beklemesi gerektiğini öğrenmiş oluyor. Ve başlangıçta hissettiği üzüntü ya da hayal kırıklığı ile nasıl baş edebileceğini, tüm bu duyguların geçici ve korkulacak bir şey olmadığını sizin yanınızda öğreniyor. Tüm bunlar da çocuğun öz güven gelişimini desteklemiş oluyor. Oyuncağı ilk anda alsaydınız ve her defasında bunu yapıyor olsaydınız çocuğunuz tüm bu deneyimleri kaçırmış olacaktı. Gördüğünüz gibi çocuğa bu duyguları hiç yaşatmamak adına, her istediğinin her an yapılması ne kadar çok şey kaybettirebiliyor. Bu nedenle zaman zaman da olsa çocuğunuzun olumsuz duygular yaşamasından ve bir ebeveyn olarak mükemmel olamamaktan korkmayın. Mükemmel olamayışınız aslında iyi bir şey :)


Son Paylaşımlar
Arşiv
Etiketlere Göre Ara
Bizi Takip Edin
  • Facebook Basic Square
  • Twitter Basic Square
  • Google+ Basic Square
  • Facebook Sosyal Simge
  • Instagram Sosyal Simge
  • LinkedIn Sosyal Simge